İhtiyaç’ta faiz %60’a dayandı

Yeni ekonomi yönetimi, cari açığı ve enflasyonu azdırdığı gerekçesiyle iç talebi baskılamak, bu doğrultuda talebi körükleyen kredi genişlemesinin önüne geçmek amacıyla ‘parasal sıkılaştırma’ esaslı politika çerçevesini uygulamaya geçiriyor.

Bu kapsamında, başta ‘seçici kredi sıkılaştırması’na yönelik olmak üzere bir dizi düzenleme art arda uygulamaya konulurken, bankalar da kredi faizlerini yükseltmeye devam ediyor.

Dünya’dan Naki Bakır’ın haberine göre, yeni kredi kullandırımlarının taksit ödemeleri yoluyla geri dönüşlerden düşük kalışı, başka deyişle borçluların ‘net ödeyici’ konumuna gelmesi ile tüketici kredilerinin bakiyesinde son haftalarda düşüş yaşanıyor. Artan maliyeti nedeniyle hem tüketici hem de ticari kesimin kredi kullanımı giderek pahalanırken, bazı kesimler için finansmana erişim giderek zorlaşıyor.

HEM TÜKETİCİ HEM TİCARİ ARTIŞ

Merkez Bankası’nın bankalarca açılan kredilere uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranlarına ilişkin veri setine göre, seçimlerin ardından geçen yaklaşık dört ayda yıllık faizler ihtiyaç kredisinde yüzde 34,19’dan yüzde 58,80’e, taşıt kredisinde 25,56’dan yüzde 47,58’e, konut kredisinde 18,22’den yüzde 41,69’a ve ticari kredide yüzde 15,87’den yüzde 42,92’ye yükseldi.

Seçimden bu yana ihtiyaç kredisi faizleri 24,61 puan, taşıt kredisi faizleri 22,02 puan, konut kredisi faizleri 23,47 puan artarken, en fazla artış 27,05 puanla ticari kredi faizlerinde gerçekleşti.

15 Eylül itibarıyla yıllık ortalama faiz oranları ihtiyaç kredisinde 2002 sonundaki düzeyinin ise 29,4 puan, taşıt kredisinde 22,7 puan, konut kredisinde 21,7 puan ve ticari kredilerde 28,9 puan üzerine çıktı.

FAİZLER 2002’YE DÖNDÜ

Bankaların son dört aydaki rekor faiz artırımları ile kredi faizleri, Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizinin yaşandığı ve astronomik faizlerin görüldüğü 2001’in ardından Kemal Derviş tarafından uygulamaya konulan ekonomik programla faizlerin görece düşmekle birlikte hala çift haneli olduğu 2002 yılındaki düzeyleri yakaladı.

Son dört aydaki hızlı yükseliş sonucunda, faiz oranları 15 Eylül itibarıyla, ihtiyaç kredisinde 12 Nisan 2002, taşıt kredisinde 23 Ağustos 2002, konut kredisinde 6 Haziran 2003, ticari kredide ise 6 Aralık 2002’den sonraki dönemin en yüksek düzeylerini gördü.

TEK HANELERİ GÖRMÜŞTÜ

3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından iş başına gelen tek parti hükümeti, 28 Kasım 2002’de göreve başladığında ağırlıklı ortalama kredi faizleri yıllık oran olarak ihtiyaç kredisinde yüzde 52,65, taşıt kredisinde yüzde 45,11, konut kredisinde yüzde 47,77, ticari kredilerde yüzde 43,27 düzeyinde bulunuyordu. İzleyen dönemde düşüşe geçen faiz oranları 2003 sonlarında yüzde 30’lu, 2004’ün ilk çeyreğinde yüzde 20’li düzeylere gerilerken, AB’den müzakere tarihi alınan 2005 yılında yüzde 20’nin de altı görüldü.

2008 küresel krizinin ardından 2009’da ticari kredi faizleri tek haneli düzeylere indi ve 2011’e kadar bu seyri korudu. Bu dönemde tüketici kredisi faizleri de yüzde 10’un biraz üzerinde seyretti. 2012 yılında kısmen yükselen faiz oranları 2013’te yeniden 2011’deki platoya geriledi. 2020’ye kadar olan döneminde faizler, yeniden yükselmekle birlikte genelde ihtiyaç kredisinde yüzde 20’nin, diğerlerinde yüzde 15’in altındaki bantta kaldı.

2021’den itibaren yavaş seyirle başlayan yeni yükseliş özellikle 2022’nin ikinci yarısında hızlandı, 2023’te ise seçimlerin ardından faizler rekor boyutlara ulaştı. Son 21 yılda, ortalama bazda en düşük faiz düzeyi, pandemi dolayısıyla kamu bankalarının uyguladığı sembolik faizli ‘bireysel temel ihtiyaç destek kredisi’nin de etkisiyle ihtiyaç kredisinde yüzde 8,27 ile 24 Nisan 2020’de görüldü.

Nisan-Mayıs 2020 dışında, ihtiyaç kredisi faizlerinin tek haneli olduğu başka dönem olmadı. Sektör ortalamasında en düşük yıllık faiz oranı taşıt kredilerinde ise yüzde 9,48’le 31 Mayıs 2013’te, konut kredilerinde yüzde 8,29 ile 14 Haziran 2013’te ve ticari kredilerde de yüzde 8,09 ile 31 Mayıs 2013’te kaydedildi.

KREDİ MEVDUAT MAKASI AÇILDI

Son haftalarda kredi faizlerinin yanı sıra mevduat faizlerinde de yükseliş sürerken, aradaki makas krediler lehine önemli oranda açılmış bulunuyor. 23 Haziran’da 3 aya kadar vadeli standart TL mevduatın yıllık faiz oranı yüzde 42 ile ihtiyaç kredisinin yarım puan üzerinde bulunuyordu. Söz konusu mevduatın yıllık faizi 4 Ağustos’ta yüzde 27,8’e kadar inerken, ihtiyaç kredisi faizi aynı tarihte yüzde 47,7’ye kadar yükselerek bunun 20 puan üzerine çıktı.

Kur farkı ödemelerini üstlenen Merkez Bankası’nın KKM’de zorunlu karşılıkları yükseltmesi ve diğer caydırıcı önlemlerinin de etkisiyle izleyen dönemde bankalar tasarruf sahiplerini yeniden standart TL mevduata yöneltmek için 3 aya kadar vadelinin faizini yaklaşık 14 puan yükseltti ve oran 15 Eylül itibarıyla ortalamada yüzde 41,9’a geldi. Aynı tarihte ihtiyaç kredisi faizi de yüzde 58,8’e yükseldi ve aradaki fark 16,9 puan oldu.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx