Fazla kilolar reflü riskini artırıyor! Her 3 kişiden 1’inde var

REFLÜ ÇOK SIK RASTLANILAN BİR HASTALIK

Reflü hastalığı genellikle göğüste yanma, ağza acı su gelmesi, yediklerinin geri gelmesi, gece uykudan uyandıran öksürükler gibi şikâyetlere yol açıyor ve kişinin yaşam kalitesini oldukça etkiliyor. Günlük yaşamı oldukça kısıtlayabilen bu durumlar sonucu hasta birçok kez doktora başvurmak veya ilaç kullanmak zorunda kalabiliyor. Günümüzde neredeyse her 3 kişiden birinde reflü hastalığı mevcut. Reflü hastalığının tanısı hasta hikayesi ve endoskopik incelemeler sonucu konur. Tanıda yemek borusuna ne kadar asit kaçtığının ölçüldüğü PH metreden de yararlanılır. Tedaviler bu tanıların sonuçlarına göre planlanır.

ÖNCELİK HASTAYI DOĞAL YOLLARLA TEDAVİ ETMEK

Reflü hastalığında öncelik hastayı doğal yollarla, herhangi bir ilaç tedavisi ve mümkünse hiçbir girişimsel müdahalede bulunmadan tedavi edebilir. Bu amaçla hastaya yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarında değişiklikler yapması ve varsa fazla kilolarından kurtulması yönünde öneriler verilir. Bu değişiklikler fayda etmediğinde ise ilaç tedavileri gündeme gelir. Genellikle burada kullanılan ilaçlar mide asidini azaltıcı diğer bir ifadeyle mide koruyucu diye tabir edilen ilaçlardır. Ancak bu ilaçlar belirli süreler zarfında kullanılmalı.

NORMALİN 3-5 KATINA ÇIKAR

Çok uzun vadede kullanılan mide koruyucu ilaçların birtakım yan etki potansiyelleri bulunur. Uzun vadeli kullanımlar ilaç bağımlılığına yol açar. Sürekli kullanılan mide ilacı bırakılmaya çalışıldığında mide normalin 3-5 katı şiddetli asit salgılamaya başlar. Bu da hastanın aslında midesinde hiçbir şikâyeti olmasa bile mide problemi yaşıyor hissi verir. Hasta 1-2 gün ilaç almayınca midesinin kötü olacağını düşünüp tekrar ilaç kullanır ve bu kısır döngü aslında bir anlamda ilaç bağımlılığına yol açabilir.

ALKOL VE KAHVE TÜKETİMİ AZALTILIR

Midede soruna yol açan durumlar; gastrit, ülser, helikobakter pilori denilen mide bakterisi ya da mideyle yemek borusunu birleştiren kapakçıkta bir gevşeklik olabilir. Eğer hastada helikobakter pilori bakterisi varsa antibiyotik tedavisi yapılır, alkol ve kahve tüketimi azaltılır.

Bu durumun da en sık sebebi yemek borusuyla mideyi birleştiren kapakçığın gevşek olmasıdır. Bu gevşekliği ilaçla düzeltmek maalesef çok da mümkün değildir. Son yıllarda girişimsel yöntemlerle endoskopik olarak, ameliyatsız bir şekilde düzeltilebilmektedir. ARMA (Antireflü Mukozal Ablasyon) yöntemi reflü hastalığında en sık yapılan tedavilerin başında gelir.

‘ARMA’ YÖNTEMİ AMELİYATSIZ ENDOSKOPİK BİR İŞLEM

ARMA, hastanın günlük şikayetlerini ortadan kaldıran hem de ilaç bağımlılığından kurtaran ameliyatsız, tamamen endoskopik bir yöntemdir. Argon plazma denilen cihazla yemek borusuyla mideyi birleştiren kapakçığa yüzeysel bir yakma işlemi uygulanmaktadır. Bu yüzeysel yanık alanı iyileşirken daralarak iyileşmektedir.

Yaklaşık bir ay gibi bir zaman zarfı içinde kapakçık sıkılaşır ve tamamen normal hale gelir. Böylece asidin yukarı kaçması önlenmiş olur. Oldukça kolay uygulanan bir işlemdir. Tedavi başarısı da son yıllarda oldukça yüksektir. Dünyada 3-5 yıldır yapılan bu yeni yöntem ülkemizde de yaklaşık 2-3 yıldır uygulanmaktadır. Bu işlemlerin tam teşekküllü hastanelerde, uzman hekimler tarafından yapılması gerekmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx